MagazinRSS
Tümü
Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Amerika’dan okur göndermiş:  “ABD’de okul çocukları, lise son sınıfa kadar, her sabah şu andı söylerler:”
 “I pledge allegiance to the flag of the United States of America, and to the Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.”
 Türkçesi de şuymuş:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin bayrağına ve o bayrağın simgelediği Cumhuriyete bağlılık için and içiyorum.
Herkes için özgürlük, adaletle, Allah’ın gözetiminde bölünmez tek vatan için.”
* * *
Okur bunu durup dururken göndermez, belli:
Türkiye’de sabahları ilkokul çocuklarının okuduğu, Türküm, doğruyum, diye başlayan and’a itiraz varmış!”
 Evet, var, adam “Ben Kürdüm, çocuğum niye Türküm, desin diyor .”
Diyecek, demokrasinin gereği bu!
Ya Amerika? Diyeceksiniz.
Oraya kadar karışamayız, gücümüz yetmez, ne demişler, “Türkün ensesine vur, ekmeğini al!”  demişler.
* * *
Okurumuz Lütfü Fikret Tuncel , “Silivri Naibi ” diye başlayan bir tekerlemeye açıklama göndermiş:
İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan Meşhur Valiler kitabının Rumeli Eyalet Valisi Hakkı Mehmet Paşa ile ilgili bölümünde Paşa’nın idare edebiyatı tarihine geçmiş olan, Silivri Naibi’ne hitaben yazdığı şu tezkire yer almaktadır:
Silivri Naibi, şeriat haini. İlamını gördüm, kahkaha ile güldüm, meali hezeyan, hükmü hilafı Kur’an mihrü müeyyidemi basarım, seni mahkeme kapısına asarım.”
Kitapta bu olay şöyle değerlendirilmektedir:
Şüphesiz tarihe geçen bu olayın bugün için idarede özentisi ve izlenimi düşünülemez ve bilinmelidir ki; Hakkı Mehmet Paşa o devirde, eşitleri gibi, vazifeli olduğu bölgenin, aynı zamanda en büyük Askeri Kumandanı, en büyük Mülki Amiri ve en büyük Yargı yetkisine sahip Yargıcıdır da”
* * *
Dr. Hasan Fehmi Ovalı’nın  anı defterinden...
Lisede yatılı okurken, bir yere götürmüşler, duvarda, Türk büyüklerinin resimleri varmış “Atatürk nerede?”  diye soracak olmuş, az kaldı dayak yiyormuş...
Sonra
“A.Ü. Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Anadolu’nun küçük bir ilçesine tayin edildim. İlk çarşıya çıktığımda gazete ve tekel bayiinden Cumhuriyet gazetesi aldım, bitişiğindeki temiz görünen kahvehanenin önüne oturdum. Bayii CHP ilçe başkanı, oturduğum yer CHP ilçe merkezi imiş. Bir gün muayenehaneme kasabanın eşrafından 1960 devriminde sorgulanmış eski belediye başkanı ziyaretime geldi. Bir sır açıklar gibi: “Doktor bey yanlış iş yaptınız. Renginizi çabuk açıkladınız, oysa bizden olsaydınız bu kasabada çok para kazanırdınız” demez mi? Yıllar geçti uzman olarak İzmir’e tayin oldum. Önce kız alıp verme yoluyla yakınlaştığımız İzmir’in tanınmış, ticarethane sahibi dostumun işyerinde kendine ait bölümde göz önde bir yerde bir çift takunya gördüm. Oysa beyefendinin imam itikat ibadet yönünden benden farklı bir yanı yoktu. Gözüm takılınca kendisi açıkladı; “Doktorcum bu işler böyle yürüyor, şıhımız bunları görmek istiyor. Hatta ıslak olup olmadığına bile dikkat ediyor. İstersen seni de aramıza alabiliriz” dedi. İşler daha da artarmış...
Başka bir gün bizim hastanemizden karı koca emekli hastabakıcılar ziyaretime geldiler. Her ikisinin de kılık kıyafetleri çok düzgündü. Kendilerine ait evleri olduğu gibi bir de yazlık yaptırmışlar. Ben o zaman kirada oturuyor, sekiz on arkadaşla beraber aldığımız yazlık bir arsanın taksitlerini ödüyordum. Bizim ziyaretçiler baklayı ağızlarından çıkardılar. Onlar da tarikata girmişler, ben de girersem çok kısa bir zamanda işlerim artar kazancım çoğalırmış. Evin arabanın yazlığın lafı mı olurmuş. Önce şu Atatürk fotoğrafını duvardan kaldırmam gerekiyormuş. Lisede Atatürk fotoğrafının yokluğundan, iş hayatımda Atatürk’ün fotoğrafının varlığından acayip bir baskı altında kalmıştım. Buna mahalle baskısı denmez mi?
Sonu ne mi oldu? Evli evine yolcu yoluna devam edip duruyoruz .”
* * *
Ersoy Ongün’e göre dört şey geri gelmezmiş:
“Atılan ok, kaçırılan fırsat, söylenen söz, geçen zaman”
 Ve akıldan çıkarılamayacak olanlar...
“Tarlan varsa içinde ol,
Teknen varsa kıçında ol,
İşin varsa başında ol,
Eşin varsa yanında ol.”
 Ersoy Ongün’ün ilginç saptamaları da var:
“Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Bağırmaz!
Çünkü kıymetli malı olanlar, bağırmaz.
Eskici bağırır ama, antikacı bağırmaz!
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur .”
Görüyorsunuz ne okurlarımız var.
Allah onları eksik etmesin.
Kıskanmayın, Allah size de versin...
————
DİPNOT: Mehmet Barlas diyor ki:
“Diyelim ki bundan sonra, liberaller CHP’yi desteklesinler!”
Yapma Mehmet, etme Mehmet, rahmetli babanın hatırı için...
CHP’nin başında neler var, bir de bunlar mı?”

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
©Copyright 2011