Milletvekillerinin Meclis’te sille tokat, yumruk birbirlerine girip dövüşmeleri hoş bir şey değildir, ama olur. Siyasi tarihimizde böyle kavgalar vardır, olmaması temenni edilse de...
Ama bundan daha vahimi, Meclis başkanlık makamına karşı adeta moda olan tavırdır.
1960’lı yıllar; Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu toplu halde Ankara’ya gitmişiz, erkân-ı devleti ziyaret edeceğiz.
Faydası ne?
Hiçççç! Bazı arkadaşlarımızın iktidardakilerle dostlukları kuvvetlenir, bazıları muhalefete “Biz de buradayız!” selamı çakar...
Biz ise, birkaç arkadaş, oldum olası bu gibi ziyaretlerden hoşlanmayız ama hamamın namusu kurtarılacak, gitmemezlik edemeyiz.
* * *
Meclis Başkanı Fuat Sirmen...
CHP’li, tek partili devletin Bakan’ı...
Sayın Başkan bizi kabul etti, birer sandalye, sebilhane bardağı gibi sıralandık; çaylar, kahveler geldi, hepimiz genciz, heyetin çocuğu sayılırız.
* * *
Laf demokrasiden açıldı, Meclis’in saygınlığından...
Sayın Sirmen “Burası kutsal bir mekândır” dedi ve ekledi:
“Şerefil mekân bil mekin.”
Sonra bize baktı, anladın mı? der gibiydi, tercümesini yaptı...“Bir yerin şerefi orada oturanladır.”
Not aldık, bir kenara yazdık, Sayın Meclis Başkanı bizi teker teker uğurlarken, “Unutma dedi “Baktım senden başka not alan yoktu!”
Aradan yıllar geçti, ya bir bayram ya yılbaşı, bu söz bir tebrik kartı olarak bize geldi. Geçenlerde emekli olan Borsa Başkanı Nejat Ekrem Basmacı ebru üzerine yazdırmış, gönderdi, başucumuzda durur.
* * *
Nereden nereye!
O gün, milletvekilleri yumruklaşırken, Meclis Başkanı Vekili Güldal Mumcu oturuma on dakika ara verip odasına geçmiş, biraz sonra kapı hışımla açılmış, içeriye Meclis’in eski Başkanı, şimdiki Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç girmiş, Güldal Mumcu’ya çatmış, Meclisi iyi yönetmiyor, diye...
Güldal Mumcu da gereken cevabı vermiş, iktidarın bir milletvekili de bağırıp çağırmış, onu da susturmuşlar.
Fazla hayret etmemek gerek...
Çünkü daha önceki bir oturumda da Başbakan, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’i azarlamış, “Meclis böyle idare edilmez!” demeye getirmişti.
Evet, Meclis çoğunluğu Adalet ve Kalkınma Partisi’ndedir ama orası parti kongresi değildir.
Ha bire, demokrasi, demokrasi, diye bağırmakla demokrat olunmaz, demokrasi saygı ve sevgi ister.
Sevmek zorunda değilsiniz ama Meclis Başkanı’nı saymak zorundasınız.










"Mustafa" Üzerine