MagazinRSS
Tümü
Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Yine işin kolayına kaçtık: “Darbeciden yana mısın, darbeciye karşı mısın?”
Sanki takım tutuyoruz, tribünleri ikiye bölmüşüz, “Fenerli misin, Galatasaraylı mısın?” der gibi...
Ya da siyahla beyaz...
Ya siyahtan yana olacaksın ya da beyazdan...
Anayasa’yı bunun için mi değiştiriyoruz?
Halkın mutluluğu için, değil mi?
Elbette, kim ne yapmışsa, yapanın yanına kâr kalmamalı buna itiraz eden var mı?
Hesap sorulsun, lakin anayasa değişikliği de buna bağlanmasın.
*  *  *
Hep aynı plak çalardı.
“İç Hizmet’in 35. maddesine dayandırıyorlar.”
Cumhuriyet’i koruyup kollamak bahanesiyle darbe yapıyorlar.
O halde değiştir maddeyi, üstelik Anayasa maddesi de değil, Meclis çoğunluğu yeter de artık bile...
İşte CHP’nin teklifi ortada:
“Gelin değiştirelim!”
Ama işin kolayına kaçmak varken...
*  *  *
İdam mahkûmlarının son mektuplarını, onlar için yazılmış şiirleri, gözyaşlarıyla, buğulu bir sesle, yutkuna yutkuna okumak varken...
Eğer maksat şiir okumaksa, idam edilenin şiirini okumaksa, geçen gün yazdık, Can Yücel’in Deniz Gezmiş’in arkasından yazdığı şiiri okusanıza...
“En uzun koşuysa elbet Türkiye’de devrim
Onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin. En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk AŞK olsun!”
*  *  *
Bazı karikatürler “yazısız”dır, Turhan Selçuk bu işin ustasıydı, dediğini, diyeceğini iki çizgiyle anlatırdı, yazıya ne gerek...
Karikatür mizahın çizgiye gelenidir, “kara mizah” olduğu gibi “kara karikatür” de vardır.
Bazı görüntüler ve laflar için “karikatür gibi” deriz.
Geçen gün gazetelerde böyle bir fotoğraf vardı...
Mahkeme kararıyla aranan, neredeyse firari ilan edilen bir korgeneral, İçişleri Bakanı ile yan yana... İçişleri Bakanı emrediyor:
“Eşkıyayı yakalayın!”
Halktan biri de bağırıyor:
“Kim yakalayacak, yakalayacak general bıraktınız mı?”
Öyle ya, Bakan, Köy İşleri ya da Orman Bakanı değil ki, İçişleri Bakanı, polis de jandarma da emrinde...
Lakin Bakan’ın cevabı tam kara mizah:
“Merkez kumandanlığının yakalaması gerekiyor.”
Karakol polislerine yakıştırılırdı; bir olay olmuş, karakolun biri “benim mıntıkam değil, diğeri de benim de mıntıkam değil!” diye tartışırlarken sanık kaçıp gitmiş.
Maşallah İçişleri Bakanımız da, polisliğe çabuk alıştı.
Uzun lafın kısası, yine işin kolayına kaçıyoruz. “Kürt yoktur, onlar dağ Türkleridir” dedik, buraya kadar geldik.
Şimdi de Kürt halkı PKK’yı tutmuyor, diyorlar.
Güneydoğu’dan seçilen milletvekilleri hangi partiden?
Barış ve Demokrasi Partisi gücünü İmralı’dan almaz mı?
“Evet almaz!” diyorsanız, işte size bir kara mizah daha...

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
©Copyright 2010