Kabul ediyorum, Pervari’de yaşanan akılla hafızaya sığmayacak bir olay..
Kabul ediyorum, daha önce karşılaşmadığımız bir vaka..
Kabul ediyorum, konuşulması bile yürek dağlayıcı, tiksinti verici..
Sekiz çocuğun iki bebeğe tecavüz edip ölüme terk etmesine ilk defa şahit olduk..
Tüylerimiz diken diken oldu..
Pervari’yi bir kenara bırakın..
Ama siz de kabul edin küçük yaştaki kızlara tecavüz Türkiye’de münferit olay değildir..
Çok yaygındır..
Hele aile içi cinsel tacizin haddi hesabı yoktur..
* * *
İşin daha da vahimi bu tür olayların üstü hep örtülür.. Duyan bilen, gören görmezden gelir..
Ne yazık ki tecavüzden çok, tecavüzün ortaya çıkarılması ayıp sayılır..
Başkaları tarafından bilinmesi sanki tecavüzden daha büyük günahtır..
* * *
Biliriz, biliriz de konuşmayız.. Oğlunu askere yollayan baba gelini taciz eder, tecavüz eder!..
Gelin korkudan susar.. Ağzını açamaz.. Kendi ailesi, kendi babası, kendi annesi duyacak diye kayınpederinin tacizine boyun eğer..
Bunları biliriz, biliriz de konuşmayız..
* * *
Kapalı toplum böyledir.. Kadını eve tıkan toplumlarda taciz de tecavüz de sıkça yaşanır..
Sosyal hayat daraltıldıkça, topulumun nefes alma alanları ortadan kaldırıldıkça, kızların sinemaya gitmesi bile ayıp sayıldıkça, mahallenin gençleri erkek erkeğe yaşamak zorunda kaldıkça..
Ve en önemlisi 12-13 yaşındaki kızlar kadın sayıldıkça..
Evlenme yaşına geldikleri kabul edildikçe..
Erkek, yaşamın tek hâkimi oldukça..
Taciz de tecavüz de kaçınılmazdır..
* * *
Dün de vardı, yarın da olacak..
Olan gıkını çıkarmaya korkan kızlara, kadınlara olacak!..
Bugün olduğu gibi..
YURTDIŞI DA YURTİÇİ DE YASAK
Herkesin söylediği aynı.. Anayasa oylamasının ilk turu bıçak sırtında gitti ama ikinci turda fire olabilir..
Etle kemik arasındaki marj çok az.. Üç dört vekilin ‘kırmızı’ oyu ibreyi değiştirebilir..
AKP açısından bir çuval incir her an berbat olabilir!..
* * *
Başbakan birinci turda yaptığı yoğun presi, ikinci turda da yapacak herhalde..
Çünkü anayasayı her şeyin önüne koydu.. Bütün dünya bir tarafa anayasayı değiştirmek bir tarafa..
Başbakan, tüm faaliyetleri anayasa için dondurdu..
10 bakanla İtalya’ya gidecekti, gitmedi.. Başmüzakereci Bağış’ı Brüksel’e yollamıyor.. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a da ABD gezisi için izin vermedi.. IMF-Dünya Bankası Genel Kurulu’nu Türkiye bu kez pas geçecek..
Diğer bakanlar da yerinden kımıldayamıyor..
* * *
Allah göstermesin memlekette önemli bir şey olsa ilgili bakanlar olayla anayasa oylaması arasında sıkışıp kalacak..
Başbakan bu işe bu kadar önem veriyor..
* * *
En son 19 artı 1 formülünün uygulandığını duyduk.. Görevlendirilen vekil 19 kişiye bakıyormuş.. Hasta mı değil mi; Genel Kurul’da mı, Kulis’te mi; oyunu attı mı, sırada mı bekliyor kontrolü yapılıyormuş..
Bir oy bir oydur hesabıyla..
ET FİYATINDAKİ ARTIŞLA ANAYASANIN İLGİSİ YOK
Et ithal eden ülke olduk..
Olduk da nasıl olduk?
Kimi, son aylardaki et fiyatlarındaki artış esrarengiz diyor..
Kimi, besicilerin iktidara karşı direnişi olarak okuyor.. Hükümeti yıpratma hamlesi olarak görüyor..
Bıraksalar et fiyatlarındaki yükselişi anayasa değişikliğine bağlayacaklar..
Almanya’da, Hollanda’da 6-7 dolar, bizde 20 dolardan fazla olmasının nedeni budur diyecekler..
Et fiyatlarını yükseltmek suretiyle, toplumda huzursuzluk yaratarak anayasa değişikliğinin önünü kesmek!..
(Güzel cümle oldu ama!)
* * *
Ortada başarısızlık var mı dersen; var tabii.. Et fiyatı esrarengiz biçimde artmadı..
Göstere göstere yükseldi.. Bir, bir buçuk yıllık hadise.. Bilenler uyarıyordu ama kimse aldırmıyordu..
Patlayınca herkes ‘aaaa’ dedi..
* * *
Yok canım.. Espri.. Et fiyatlarının dünya rekoru kırmasıyla anayasa değişikliğinin ilgisi yok..










Polissiz köyün ‘Uçurum’u mantıksızlıkla sığlaşıyor! 