Eğer hâlâ bu memlekette kadın erkek eşitliği tartışılıyorsa, erkeklerin üstünlüğü marifetmiş gibi anlatılıyorsa, onların, Birinci Millet Meclisi Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Ulaş’ın ruhundan utanmaları gerekir.
Zeki Sarıhan “Kurtuluş Savaşı Kadınları”nı anlatır... (x)
“Onlar Balkan savaşlarından beri edindikleri deneyimlerle 1918-1922 yıllarındaki büyük direnişte, bütün güçleriyle sahneye çıktılar. Yurt savunması için ilk kez açık alanlarda kürsülerde haykırdılar.
Göçmenlerin, yoksulların, yaralıların dertlerine derman arayan kadın örgütlerinde görev aldılar. Hilal-i Ahmer derneğinin kadın kollarında çalıştılar, yardım topladılar, Müdafaai Vatan derneğinde örgütlendiler. Kağnı kollarında görev alarak cepheye silah ve mühimmat taşıdılar.
Silah kuşanıp savaşa atıldılar.”
* * *
Birinci Millet Meclisi, 15 Kasım 1921, Köy ve Bucak Yönetimi Yasası tartışılıyor. Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Bey, yönetimde kadınların da bulunmasını istemektedir. Dinleyenler arasında şaşıranlar vardır, çünkü Hüseyin Avni Bey ikinci gruptandır ve muhafazakâr milletvekillerindendir.
Lakin şöyle demektedir:
“Çünkü köy kadınlarının erkekten farkı yoktur. Köyde erkek kalmamıştır, erkekten daha faziletli kadınlar vardır. Onların faziletine hürmet etmeye mecbursunuz, köylerde yüzlerce kadın mütegalibe erkeklerin esiridir. Zavallı kadınlar üç dört haneye bakıyor, aile reisi olmuşlardır. Meclis aile reisi olan kadınların seçim hakkını teslim etmelidir.”
Aşağıdan laf atarlar:
“Hüseyin Avni Bey’in feministliğini tebrik ederim.”
Cevap hazırdır:
“İnsanlığımı tebrik ettiniz.”
* * *
Tunalı Hilmi Bey, meclisin en radikal, ilerici milletvekillerindendir, Hüseyin Avni Bey’le siyasi görüş ayrılığı içinde olsa bile dayanamaz bağırır, tebrik eder.
Sonra kürsüye gelir:
“Reis Bey, İslam kadınları kadı olabilirler, vaaz verebilirler!” deyince de yine gürültü çıkar.
Meclis kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesine henüz hazır değildir, ancak 10 yıl sonra hazır olabilecektir.
* * *
Bu arada bir başka Erzurum Milletvekili daha vardır: Durak Bey.
O da kadınlara cephane taşıtılmasına karşıdır, yönetimi eleştirir:
“Bu kadınların babaları şehit, kardeşleri şehit, evlatları şehit, babaları gazi, evlatları gazi, kardeşleri gazidir.”
Durak Bey, cephedeki bu askerler bunu işitirse ne tepki göstereceklerini sorar.
* * *
Kurtuluş Savaşı’nın Meclisi’dir bu, düşmanla cephede savaşırken Meclis’te bunlar tartışılır.
Ya şimdi?
——————-
(x) Ulusal Eğitim Derneği Yayınları










Adını Feriha Koydum 59. ve 60. bölümden kalemimize nasip olanlar...