MagazinRSS
Tümü
Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

“Akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmaz” diye bir laf vardır. Bu lafı “Aydınların aydınlara yaptığını akrep yapmaz”a çevirin, uyar...
Türkiye’nin dünya çapında sanatçılarından piyanist Fazıl Say’ın anlattıklarını dinledikçe, bu lafın ne kadar geçerli olduğunu anlıyorsunuz. (*)
Fazıl Say, bu adamlara karşı kendisini kızına karşı savunuyor. Bu savunmada bir “12 Eylül” anısı var ki!
* * *
Evler aranmaya başlamıştı, sırada Fazıl Say’ın baba evi var. Kitapları duvar piyanosunun içine saklıyorlar; ekip dalıp aramaya başlıyor, biri piyanoya yönelirken babası feryat ediyor:
“Aman dikkat, elektrik çarpar!”
“Nedir bu?”
“Piyano, benim oğlum çalar!”
“Çalsın bakalım, biz de dinleriz!”
Fazıl Say piyanonun başına oturur...
“Neyse bitirdim, delikanlı sırıtıyordu, arkamı döndüğümde bir mastika çalsana dediklerini duydum.”
Fazıl Say “Kumru’ya mektubu” için “Bir belge niteliğindedir” diyor.
Örneğin onu suçlayanlar, “Meşhur 301. madde için gerekli hassasiyeti göstermemiştir” der.
Oysa bu maddenin değişmesi için ilk imzayı verenlerden birinin Fazıl Say olduğu tanıklarla sabittir.
Onlara göre “İslamcılığın yayılmasından” endişe duyan Fazıl Say, 301. maddeye karşı çıkmamıştır.
Belge ve tanıklar ortada...
Bir de “Çankaya Köşkü’ne çay ikramına giden sanatçı” yakıştırması var.
Fazıl Say Çankaya Köşkü’ne konser için gitti, 48 dakika kaldı, hepsi bu..
* * *
Fazıl Say, Ertuğrul Günay’a kızgın:
“Hatırlarsanız, Türkiye, temalı 2008 yılı Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılışında benim en tanınmış eserlerimden Nâzım Oratoryosu’nun seslendirilmesi planlanmışken, konsere birkaç hafta kala, hiçbir sebep yokken ve sanatçılara herhangi bir gerekçe gösterilmeden, konser iptal edilmişti.
Nâzım’ın bestecisi olarak ben ve eserin başrol oyuncusu Genco Erkal bu olaydan sonra yapılan bir televizyon programında Ertuğrul Günay’ı eleştirince Günay canlı yayına telefonla bağlanarak Erkal ve beni ‘Nâzım’ın sırtından para kazanmaya çalışmak‘la suçlamıştı.
Sayın Bakan hadiseye bu bakış açısıyla yaklaşıyorsa, Beethoven’ın sırtından bugüne dek kırk katını kazanmış olduğumu söylemeliyim.”
* * *
Ve Fazıl Say kızı Kumru’ya öğüdünü şöyle noktalar:
“İşte böyle güzel kızım, yaşamak, çalışmak zor bu ülkede... Sen de üreteceksin baban gibi, ama bil ki kızım, saldırıya uğrayacaksın, bu yolda...
Bunalacaksın, ama asla vazgeçmeyeceksin.”
Çok uğraştılar ama Fazıl Say’ı yiyemediler.
———
(*) Yalnızlık Kederi/Bir Müzisyenin Notları, Doğan Kitap

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
82. Oscar ödül töreninde "En İyi Yönetmen" kim almıştır?
Markapon
©Copyright 2010