Genç mi genç bir hanım, yahut bayan; bir jinekolog, yahut kadın-doğum doktorunun muayenehanesine gitmiş.
Doktor, genç hanımı, yahut bayanı bir güzel muayene ettikten sonra:
- Size de, beyefendiye de iyi bir haberim var, demiş.
* * *
Genç mi genç hanım, yahut bayan:
- Beyefendiye iyi haber de ne, demiş; ben evli değilim ki...
* * *
Doktor:
- Öyleyse, demiş; size kötü bir haberim var...
* * *
Sağlığında, dünya nimetlerinden yararlanma olanağından yoksun kalmış yığınlara; öldükten sonra, bir zamanların krallarıyla imparatorlarından daha kutsal ve üstün bir ortamda, nasıl bir ihtişama kavuşulabileceğinin yöntemlerini gösteren ve ahirete açılan kavşağın bir çeşit trafik polisliğini yapan, takkeli sakallı bir Hoca’nın elini; militarist bir siyasetçi öptüğünde...
* * *
Kimler için iyi bir haber bu, kimler için de kötü?
* * *
Bilerek bilmeyerek sömürenlerle, bilincine varmadan sömürülenlerin “ekonomik tablosunu şeffaflaştırmak” yasaklandığında; bilincine varamadıkları bir sömürü sonucu, öldükten sonra “cennetmekân” olmaya çalışanlar da; kendi inançlarının bayrağıyla ön alabilirler politikada...
* * *
Mussolini’nin faşist hukukçusu Alfredo Rocco’nun düzenlediği İtalyan Ceza Yasası’nı; TCK’ya da kopyaladığında...
Neden şaşırmalı ki, bugün iç siyasette hangi tür saçmalıkların nasıl tartışıldığına...
* * *
İstanbul, aynı zamanda son yüzyılın bir “etkiler ve tepkiler” ekranı...
İstanbul’un dışında kalan taşra, umursanmadığında; onun da tepkisi, iç göçlerle “Dersaadet”in kadastrosuz Hazine arazisini, önceleri “gecekondu” düzeyinde, bir yağmalama oldu.
* * *
Sonra da, “yapsatçılar” gecekonduları:
- 20 kat sana, 20 kat bana, diye gökdelen yavrularına çevirmeye başladı...
* * *
Ve “kar” hırsıyla; betonlaşan yapılarda, gerektiği kadar ne çimento kullanıldı, ne de demir...
Doğa’ya zıt düşen böyle bir kurnazlığın da tepkisi, sürekli kaygı duyulan bir İstanbul depremiyle çıkacak ortaya...
* * *
Rivayet ederler ki, bir gün Yahya Kemal ile ressam İbrahim Çallı konuşurlarken, Yahya Kemal:
- Siyasette “doğrular” çok geç çıkıyor ortaya, demiş.
Ressam Çallı da:
- Amma safsın sen de Yahya Kemal, demiş; siyasette “doğrular” geç değil, hiç çıkmaz.
* * *
1939-44 arasında Hitler Almanya’sının Ankara’daki Büyükelçisi Von Papen, 2’nci Dünya Savaşı sonunda Müttefikler tarafından tutuklanmış ve savaş suçlusu olarak yargılandığı Nürnberg davaları sırasında, Türkiye’nin de lehinde tanıklığıyla beraat etmişti.
* * *
Von Papen, 1953’de teşekkür için Ankara’ya geldiğinde; kendisiyle konuşmak için Ankara Garı’na bendeniz de koşmuştum ve Von Papen bendenize, “Gerçeğe Giden Yol” adıyla anılarını yazdığını söylemişti.
* * *
Ben de sormuştum Von Papen’e:
- Hiçbir şey saklamadan, tüm gerçekleri yazdınız mı anılarınızda, diye?
Von Papen:
- Hayır, demişti; sadece 4’de 3’ünü yazabildim.
* * *
Siyasette “doğrular” hiçbir zaman ortaya çıkmasa da; bir Doğa diyalektiğinin yansıması olarak sürer gider etkiler ve tepkiler...
* * *
Sen bir yandan “Viyana kapılarına kadar giden” atalarımızın kahramanlıklarıyla övünürken; bir de bakarsın ki, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın ilaç firmalarıyla iş birliği sonucu; bir korku salma kampanyası olduğu yeni anlaşılan “Domuz gribi salgını” açıklamalarına tutsak düşmüşsün.
* * *
Seni, içine düştüğün üçkâğıtçılık tuzaklarından ne kahraman ataların kurtarabilmiş, ne de yüksek direklere gün günden daha sık dikilen bayraklar...
* * *
Etkiler ve tepkiler...
Öyle ki, aristokrat egemenliğine karşı bir halk ayaklanmasının yaklaşmakta olduğunu Fransa İmparatoru 15. Louis de görmüş ve:
- Benden sonrası, demişti; tufan...
* * *
Son günlerde iç siyasetle ilgili yeni bir tartışma da şu:
- Türkiye’de “sol” var mı yok mu?
* * *
Son 80 yıllık “Devlet Bütçeleri”nin nasıl kullanılmış olduğu; hiç merak edilmemiş ve berraklaştırılmamışsa; ekonomik bir şeffaflığın üstünde, kimlerin “okkanın altına nasıl gittiğini” bilimsel bir örgütlenme içinde ortaya koyarak, nelerin evrensel ve çağdaş kriterlere göre nasıl değişmesi gerektiğini programlaştırmadan; hiç “siyasal sol” olunabilir mi?
* * *
Şiirsel ve sanatsal bir “sol” ile, gençlik coşkusuyla benimsenmiş olan bir “sol”; kapılarını açabilirdi “siyasal bir sol”un da, küresel bir değişimle çağdaş bir bütünleşmenin de...
* * *
Ne var ki “Allahsız komünizme karşı” çizilen yeşil çizgi kıyısında; “Moskova’ya satılmışlık” suçlaması, daha çok benimsendi “ilericilik”i kimseye bırakmayan “kışla” tarafından...
* * *
Her yeni bir haber bazıları için çok iyi, bazıları için çok kötü...
Genellikle de, kimin kimden gebe kaldığı hiç belli olmuyor.
* * *
Enseyi karartmayın, isteyen:
- Spagetti, desin...
İsteyen:
- Düdük makarnası...










Survivor'da Alp'in final hesapları