MagazinRSS
Tümü
24 Nisan 2010 - 01:02

Bin bir ayak bir yerde, Kafdağı ise hep ileride

Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

Bundan 2 bin 200 yıl önce yaşamış, “Caton” diye bir senatör vardı eski Roma’da.
Her kürsüye çıkışta, o dönemin züppeliğine de kızsa; gladyatörlerden, yahut havaların kuraklığından da söz açsa; konuşmalarını mutlaka:
- “Delenda Carthago”, “Kartaca yok edilmelidir”, diye bitirirdi.
*   *   *
2 bin 200 yıl öncesinin o ünlü sözünü, acaba günümüz siyasetine nasıl bir karikatürle yansıtabiliriz diye düşünsek; eğlenceli olmaz mı bir cumartesi sabahı?
*   *   *
Örneğin yan yana konmuş kürsülerde, bir yığın azgın parti sözcüsü; hepsi de ellerinde, yok etmek istedikleri partilerin bayraklarını yırtmaya çalışmakta.
*   *   *
Yerlerde de, bir yığın bayrak parçaları arasında, kürsüden düşmüş hatiplerin boğazlarını sıkan eller ve kırılmış burun görüntüleri...
*   *   *
Böyle bir karikatürün altına yazılacak en uygun lejand da acaba ne olurdu?
İşte birkaç örnek:
Yaşasın vatan!
Demokratikleşme çabaları...
Yeni bir çağa uyum...
Kahrolsun tutucular!
Hukukun üstünlüğü...
*   *   *
Bendenizin bu sabah yüzümü buruşturan; sille tokada kadar varan siyasal çatışmalarla, kırmızı bayraklı cenazeler yanında, “Cim karnında bir nokta” denecek türden, virgülümsü bir olay.
*   *   *
Bodrum’da Yalıkavak’ta bir fok balığını kurşunlamışlar; ayrıca vura vura başını da ezmeye kalkmışlar.
O foklar ki, hem zararsız, hem de sevimli canlılardır.
*   *   *
Yalıkavak’taki bu fok balığı cinayeti üstüne de, taptaze “top sözler” oturtulamaz mı?
*   *   *
İlkel kalmışlığın boku, kurşunlayabilir foku.
Fok balıkları, fok balıkları; öğrenin artık İNSAN kim, kimdir insan artıkları...
Hiç değilse Bodrum’un tokları, korumalı fokları...
*   *   *
İç ve dış siyasetle ilgili güncel olaylar, zaten tüm medyada ve ekran yorumcularının tartışmalarında.
Tepeden bir bakışla, durumu en iyi bir halk deyimi özetliyor:
- Hiçbir şeyin başı kıçını tutmuyor.
*   *   *
Yine 2 bin yıl önce yaşamış olan Latin şairi Horace da, “Şiir sanatı” adlı çalışmalarında; “başı” ile “sonu” arasında bir bütünlüğü bulunmayan sanat eserlerini, başı “kadın”, gövdesi “balık kuyruğu” olan “heykellere” benzetmiş ve Latince:
- “Desinit in piscem” demişti; “bitişi balık kuyruğu” anlamına...
*   *   *
Gerek bizim halk deyimini, gerek Latin şairi Horace’ın deyimini; siyasal hayata da yansıtan bir karikatür daha yapmaya kalksak...
*   *   *
Bir kürsü konuşmacısı, arkaya doğru eğilmiş, ağzıyla kıçını tutmaya çalışıyor ama bir türlü beceremiyor.
*   *   *
Onun yanındaki bir kürsü konuşmacısının ağzından da, önce bir bayrak, sonra da bir balık kuyruğu çıkıyor...
*   *   *
Bir yanda da sivil-asker bürokratlar oturmuşlar; önlerindeki bir yığın başla kıçı, birbirleriyle tamamlamaya çalışıyorlar...
*   *   *
Böyle bir karikatürün altına denk düşecek çarpıcı bir “lejand”a da birkaç örnek.
*   *   *
Tutarsızlıkların gübresinde yetişir demokrasiler...
Tutarsızlıkların getirisi, her zaman tutarlıdır.
Siyasetçi kürsüsü, ergonomik bir dişçi koltuğu değil ki, başla kıçı denk tutsun, vs...
*   *   *
ABD’de, NASA da; “Stratosfer”in üstüne çıkacak ve uzaydaki uyduların sağladığı iletişimle görüntüleri daha da netleştirecek özel bir uçak yapmış, adı “Sophia”...
*   *   *
NASA’nın yeni uçağı, çok değişik ve çok gelişmiş bir teknolojinin kullanıldığı bir gözetleme laboratuarı...
*   *   *
“Sophia” sayesinde, uzayın birçok sırrının çözümleneceği kanısı yaygın...
Besbelli ki “konjonktür” yine değişecek ve “burjuva enternasyonalizmi”nin önü daha hızlı açılacak...
*   *   *
Bu arada Avustralya’daki “Aborjin”lerin dansları da evrenselleşebilir ve başkentlerdeki resmi törenlerde, üniformalı tören kıtaları; bileklerinden kırık, sıkık yumruklu kollarını öne doğru fırlatarak, renkli bir gösteriyle selamlayabilirler devletin zirvesindeki büyüklerle resmi misafirlerini...
*   *   *
O dönemlerde de, Türkiye’de “kışla” parfümlü siyasetle, “cami” parfümlü siyaset kutuplaşmaları yine sürer mi?
*   *   *
Sürerse, o zaman da yapılabilir şöyle bir karikatür:
Minareler askeri selama durmuş, tankların üstündeki komutanlar da, ezan okuyor.
Ve altına da yazılabilir şöyle:
- Nihayet beklenen uzlaşma sağlandı.
*   *   *
Ciddiyet kalıplarını biraz çatlatmaya kalkmanın da tadı başka, öyle değil mi?

Reklamlar & Kişisel Ürünler

Milliyet.com.tr HEP YANINIZDA
Varlıkları belirten ve niteleyen kelimelere ne ad verilir?
Markapon
©Copyright 2010