Şu partinin adında anlaşmak lazım... Partinin adı “Adalet ve Kalkınma” Partisi...
Yaygın, kısaltılmış adı: AKP. “Adalet”‘in “A”sı, “Kalkınma”nın “K”sı, partinin de “P”si alınmış...
Bize göre doğrusu da bu... Nasıl “Cumhuriyet Halk Partisi”ne CHP deniliyorsa, “Milliyetçi Hareket Partisi”ne MHP deniliyorsa, “Demokrat Parti”ye DP, “Adalet Partisi”ne AP, “Anavatan Partisi”ne ANAP, “Türkiye Komünist Partisi”ne TKP, diyorsak, buna da AKP demek yanlış olmamalı...
Ama onlar öyle demiyorlar:
“Partimizin kısaltılmış adı: Ak Parti’dir” diyorlar.
Biz de onlara uyduk, uyduk değil, adam benim adım budur, derse “Hayır, senin adın şudur!” diyecek değiliz ya!
* * *
Tepki yağdı, hem de ne tepki!
Hem de bizi suçlayarak, biz Adalet ve Kalkınma Partililerin oyununa, gelmişiz, çünkü onların maksadı kendilerine “Ak Parti” yani beyaz parti dedirtmekmiş...
Tepkilerini bu düzeyde tutanlar olduğu gibi, daha da yukarı çıkanlar vardı, hem de çok yukarı...
Hiçbiri, adını “Deniz” diye yazıp soyadını bildirmeyen kadar insafsız değildi. Onun tepkisini genelleştirmeden “Bu da okur!” diyerek sunuyoruz:
“Adam kalkıp, benim adım bu derse, hayır, öyle değil, böyle! dememiz doğru olur mu?
Sen de yalakasın, Tayyip MHP’den bahsederken ME HA PE, CHP’den bahsederken CE HA PE diyor da, sen AKAPE diye kısaca AKP yazamıyorsun anlamak mümkün değil! Olsa olsa okuruna ayıp olmasın diye, yağcılık, yalakalık yapıyorsun!”
* * *
Hani Arap, el insaf! demiş...
Bu kadar da fazla değil mi?
Yağcılık, yalakalık yapıyormuşuz!
Mektup bu minval üzre devam ediyor.
Üstelik gerçek yağcı ve yağdanlıkların hakkını yiyerek...
Onlar varken, bu işler bize düşer mi?
* * *
Belediye Başkanı Kadir Topbaş, telefon etti, “kar” yazımız için teşekkür etti, bir de sitem:
“2004 yılındaki afette, ben Beyoğlu Belediye Başkanı’ydım, Büyükşehir Belediye Başkanı da Ali Müfit Gürtuna’ydı. Daha sonra büyükşehire seçildim, ilk işim bir daha böyle bir afetle karşılaşırsak ne yaparız oldu. İnceleme yaptırdık, çalıştık, ekipler kurduk, neticeyi aldık.”
* * *
İnsan böyle hatalar yapıyor, tıpkı “Erzurum’da ısı -34 dereceydi” dediğimiz gibi. Doğrusu “sıcaklık -34 dereceydi” dememiz gerekiyordu. Emekli fizik öğretmeni Cezmi Dişli uyardı.
Yine mi fizik?
Aramız hiç düzgün olmadı ki? Cemile Hoca’nın ruhu şad olsun!
* * *
Evet, yazının sonuna geldik, bundan sonra ne diyeceğiz?
“AKP” desek kızıyorlar, “Ak Parti” desek ona da kızıyorlar.
En iyisi, bundan böyle adını açık seçik yazmalı, kısaltma filan yok:“Adalet ve Kalkınma Partisi”.
İsmine bakın “Adalet”i, halinize bakın “Kalkınma”yı görün...










Pepee mi? Pocoyo mu?